~*~ RAHMET YAĞMURU ~*~




Ey, yagmur damlalarıyla baharda topragı dirilten Rabbim! Rahmet yagmurundan bizi mahrum etme...Amin

KURAN-I KERİM

Kuran-ı Kerim
Online Dinle
Esma-ül Hüsna
Elif-Ba
Namaz Sureleri
Kırk Hadis
32 Farz
52 Farz
Kuran ve Bilim
Mucizeler

MESAJ KUTUSU


İBADET

Namaz Rehberi
Abdest
Hac
Zekat
Oruç
Ahlak
Temizlik

MULTİMEDYA

Dini Klipler
Animasyonlar
Slaytlar
İlahiler
Ezgiler
Sohbetler
Sesli Şiirler
Ekran Koruyucu
Filmler
Belgeseller

ESMA-ÜL HÜSNA

DİĞER YAZILAR

Dualar
Mübarek Günler
Dini Hikayeler
Dini Şiirler
Dini Yazılar

SAAT

~*~ HİCRET(HIJRA) ~*~

7/2/2008
Kategori: Hicret

Hicret (Arapça: هجرة), bir İslam dini kavramı. Hicret kavramının biri özel, diğeri genel iki farklı kullanım ve anlamı vardır.

Özel anlam ve kullanımı, İslam dininin peygamberi Muhammed peygamberin M.S. 610 senesinde insanları İslam dinine davet etmesi ile başlayan gerginliğin yol açtığı, İslam'a inananların ve kendisinin maruz kaldığı baskılar yüzünden 622'de Mekke'den Medine'ye göçüne verilen isimdir. Bu anlamda hicret, Muhammed'in ve o dönemde Mekke'de yaşayan inananların Medine'ye göç etmesine verilen addan ibarettir. Ayrıca, bu göçün sonucunda Medine'de bir İslam Devleti kurulmuştur, bu sebeple bu anlamdaki hicret Hicri takvimin başlangıcı kabul edilmiştir. Bu takvim türü özellikle İslam ülkelerinde tanınmakta ve zaman zaman resmi bazense sadece bireysel düzeyde kullanılmaktadır.

Genel anlam ve kullanımda ise hicret, bir İslam dini kavramı olarak, herhangi bir Müslüman birey veya topluluğun, inançları (Müslüman oluşları) yüzünden baskı gördükleri bir yerden başka bir yere göç etmesine verilen isimdir.

Ayrıca, Arapça kökenli olan hicret sözcüğü, bugün dini kökeninden ayrı bir şekilde sadece "göç etmek" anlamında da kullanılmaktadır.

~*~ HIJRA ~*~

Hijrah means migration. The Hijrah refers specifically to Muhammad’s flight from Mecca to Medina, which occurred in 622 CE. Muhammad’s teachings were not well received in Mecca, which ironically became the most holy of cities to the religion of Islam.

With his followers, Muhammad fled to Medina, called Yathrib at the time, and the Islamic religion likely owes its survival to the Hijrah. In Medina, the teachings of Muhammad gained a larger, and much more receptive audience. Thus the Hijrah is to many the time at which Islam becomes an established religion.

Medina did allow the fledgling Islamic adherents to raise their children in relative peace, and to develop the principles that would govern their society. Further, Medina allowed Islam to mature and gain strength as a community. This resulted in a mature and active Islam that would soon be an extremely strong force in the area now called Saudi Arabia.

For this reason, the Hijrah marks the beginning of the Muslim calendar each year. The Muslim calendar is based on lunar cycles, which makes it difficult to correspond with traditional Gregorian calendars. Thus, the date for the beginning of the first month of the year changes annually.

In fact the calendar of Islam is often called the Hijrah calendar, because of its legendary start. Muslims do not technically celebrate the “New Year” as it is done in the Western world. However, the beginning of the Hijrah calendar is a time of reflection on the strength of Islam, and on one’s own life.

Today the term Hijrah may not only refer to “the Hijrah” but also to any migration that allows one to raise one’s family in a more Islamic centered culture. Hijrah can also signify striking off on a new path that allows one to become a better person. A person who has committed acts considered sinful might make the Hijrah to a life free of sin. Thus the Hijrah can be either a physical or spiritual migration.

Yorum yaz

<- :: Sonraki Sayfa ->

PEYGAMBERİMİZ

Hayatı
Peygamberliği
Hicret
İlk Müslümanlar
Asr-ı Saadet
Hadisleri
Şemail-i Şerifi
Güzel Ahlakı
Sahabeler
Peygamberler

VEDA HUTBESİ

Bismillahirrahmanirrahîm

EY İNSANLAR!
Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.

İNSANLAR!

Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.

ASHABIM!

Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.

ASHABIM!

Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz de Abdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

ASHABIM!

Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.

İNSANLAR!

Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

İNSANLAR!


Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki

hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


MÜ'MİNLER!


Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.

MÜ'MİNLER!

Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


ASHABIM!

Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

İNSANLAR!

Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

İNSANLAR!

Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.

İNSANLAR!

Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

"-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

SON YAZILAR

RESİMLER

Ayetler
Hadisler
Kutsal Mekanlar
Kutsal Emanet.
Camiler
Hat Çalışmaları
Dualar
Güller
E-kartlar
Manzaralar

NAMAZ VAKTİ

DİĞER KATEGORİ

Çocuklar İçin
Tarih
Bilim
Eğitim
Bilgisayar

ONLINE ZİYARETÇİ